top of page
Ferdi Akın_edited.jpg

Ferdi AKIN Kimdir!

Ferdi Akın, 1979 yılında Eskişehir’de doğmuştur. Lisans eğitimi olarak Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirmiş, ardından Atatürk Üniversitesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Önlisans, Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde ise İş Sağlığı ve Güvenliği Yüksek Lisans eğitimlerini tamamlamıştır.

Profesyonel kariyerine 2001 yılında havacılık ve savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren TUSAŞ-TEI ’de başlamış, uluslararası iş yapan burada 16 yıl boyunca güvenliğin çekirdeğinden başlayarak çeşitli deneyimler kazanmıştır. Sonrasında cam sanayiinin öncülerinden ŞİŞECAM ’ın Eskişehir'de bulunan "cam ambalaj - baskı - geridönüşüm" olmak üzere üç farklı işletmesinde güvenlik yöneticiliği yaparken aynı zamanda İdari İşler biriminin sevk ve idaresinde görevler üstlenmiştir.

Safi Holding bünyesindeki Safi Derince Uluslararası Limanında "İdari İşler ve Güvenlik Müdürü" olarak görev almış ve ardından İGSAŞ – İstanbul Gübre Sanayii A.Ş.’ye ait farklı illerde bulunan çok sayıda işletmesinin İdari İşler ve Güvenlik Yöneticiliğini başarıyla yürütmüştür. İGSAŞ 'taki görevinden emekli olarak ayrıldıktan sonra kariyerine, Eczacıbaşı ile köklü bir Alman firma ortaklığıyla kurulmuş yüksek güvenlikli bir üretim tesisinde Sosyal / İdari İşler Yöneticisi olarak devam etmektedir.

Aynı zamanda, meslek profesyonellerini bir araya getiren İdari İşler Yöneticileri Derneği (İDAYÖN) ’nin Kurucu Üyesidir ve ilk dönem Başkan Vekili olarak görev yapmıştır. Bilgi ve deneyimlerini paylaşarak mesleki gelişime katkı sunmak için çalışmalarına devam etmektedir.

Sertifika ve Yetkinliklerden Bazıları:

Tesis Yönetimi, İdari/Sosyal İşler Yönetimi, Güvenlik Yönetimi

İş Sağlığı ve Güvenliği B Sınıfı Uzmanlığı

ISO 45001 İç Denetçiliği

ISO 9001, ISO 14001, ISO 27001 Yönetim Sistemleri

6 Sigma  - Yeşil Kuşak

Liman Tesis Güvenlik Sorumluluğu (PFSO)

Sivil Savunma Amirliği ve Kurum Yetkililiği

 

Evli ve bir kız babası olan Ferdi Akın, kentine sevdalı koyu bir Eskişehir'li ve Eskişehirspor Kongre Delegesidir.

Ferdi AKIN'ın İdari işler Yolculuğu

Mesleğe en temelinden başladım.

2001 yılında, idari işlerin bir kalemi olan güvenlik personeli olarak sahadaydım.
Bunu her yerde dile getiririm ve gurur duyarım. Çünkü bu mesleğin çekirdeğinden geldim.
İlk profesyonel işyerim savunma sanayii sektöründeydi. Disiplinin kelime değil sistem olduğu bir yer. İlk güvenlik yöneticim emekli bir istihbarat albaydı. Kendisinden tertibi, düzeni ve gerçek disiplin anlayışını öğrendim. Kuralların neden var olduğunu, sistemin neden kişilere bağlı olmaması gerektiğini o dönem kavradım.

Zamanla güvenlik kabuğundan sıyrılmaya başladım. O dönem “sosyal işler” adı altında yürüyen idari işler yapısında farklı görevler aldım.
Etkinlik organizasyonları, özel sağlık sigortaları, servis planlamaları…
“Şuna da Ferdi bakabilir, bunu da Ferdi halleder” denilen her iş aslında bana mesleğin saha tarafını öğretti.

İşin sahadaki kaba kısmını bilmek, sonrasında masa başında karar alırken en büyük avantajımdı.

Meraklıydım. Öğrenmeye açıktım.
Çalıştığım yöneticileri sadece yönetici olarak değil, birer gözlem alanı olarak değerlendirdim.

Bir gün yönetim kurulu başkanı ya da genel müdüre yakın çalıştığım bir organizasyondayken, başka bir gün daha mikro ölçekte bir yöneticiyle süreç yönetiyordum. Bu geçişler bana şunu öğretti:
Nasıl bir yönetici olunmalı, nasıl bir yönetici olunmamalı..!

Bu süreç zarfında mesleği öğrenirken kendime yatırım yapmayı da ihmal etmedim.
Biri yüksek lisans olmak üzere dört üniversite diploması, farklı uzmanlık sertifikaları ve dahası...
Hazır hissettiğim noktada güvenlik ve idari işler disiplinini birleştirerek yöneticilik yoluna girdim.

Sonrasında görev aldığım kurumlarda kısa sürede kabul görmek, katkı sağlamak ve takdir edilmek beni motive etti. Ama asıl motivasyonum hiçbir zaman unvan olmadı. Fayda üretmek oldu.

Bugün çeyrek asrı geride bırakırken hâlâ aynı soruyu soruyorum:
“Daha ne yapabilirim?”

İdari işler artık eski reflekslerle yürüyen bir alan değil.
"Bir akraba ya da silahı olan emekli biri gelsin tesise baksın” anlayışıyla yönetilebilecek bir yapıdan çoktan sıyrıldı.
Bu alan; süreç bilen, maliyet okuyan, insan yönetimini anlayan, kriz yönetebilen, dinamikleri kavrayan profesyoneller gerektiriyor.

Buna rağmen mesleğin en zor tarafı hâlâ net bir konumlandırmaya sahip olmaması.
Birçok departmanı yönetirken odanızın tabelası hâlâ muğlak olabiliyor.
Akademik bir karşılığı yok denecek kadar az.
Mesleğinizi iyi icra ederken rol çatışmaları kaçınılmaz.
Bu mesleği daha ne kadar yaparım bilmiyorum.
Sağlık el verdikçe, fayda üretebildikçe devam ederim diye düşünüyorum.

Ama son zamanlarda odağım biraz daha farklı.
Benden sonra bu mesleği yapacak olanlar için ne bırakabilirim?
Bu sayfayı birazda bu yüzden açtım. Farkındalık yaratabilmek..!
Mesleki sivil toplum çalışmalarını bu yüzden destekliyorum.
İDAYÖN’ün kurucularından biri olmamın nedeni de bu.
YÖK ve ilgili kurumlara sesimizi duyurmaya çalışmamın sebebi de aynı.

Çünkü bu meslek görünmez olabilir. Ama asla değersiz değildir.
Çekirdeğinden başlayıp bugünlere gelmiş, çeyrek asrı geride bırakmış biri olarak şunu net söyleyebilirim:
Bu iş sadece “tesis bakmak” değildir. Bu iş, sistem kurmaktır. Denge kurmaktır. Sorumluluk almaktır.
Ve ben hâlâ aynı soruyu soruyorum:
Ne yapabilirim? Daha ne olabilir?

bottom of page